Basın

3

Ömer Özgeç konserinde gözden geçirmediklerimiz

Osmangazi Üniversitesi (OGÜ) ile Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) tarafından ortaklaşa düzenlenen etkinlikte Ömer Özgeç gitarı ve mızıkasıyla Nâzım Hikmet’in Jokond ile Si-Ya-U ile Melih Cevdet Anday, Behçet Necatigil, Cemal Süreya, Attila İlhan, Arif Damar ve Oktay Rifat’ın şiirlerinden bestelediği şarkılarını seslendirdi.

2

Jokond Gülmeye Devam Ediyor

Gitarıyla “Şiirlere melodi takan adam” olarak da bilinen Ömer Özgeç yıllar sonra Osmangazi Üniversitesi’nin davetlisi olarak Eskişehir’e geliyor. “Yıllar sonra” diyoruz, çünkü Ömer Özgeç’in Eskişehir’le ilk tanışması 1968 yılında olur.

1

Sadece Birkaç Saatliğine

“… Bir kadın ya da bir erkek geceyse evinde, gündüzse iş yerinde tutuklanır, bir arabaya bindirilip götürülür. Bu kişiyi kaçıranlar ya da tutuklayanlar günlük giysiler giyerler. Bundan sonra tutuklanan kişi hakkında hiçbir bilgi edinilemez. Polis, bakanlık, mahkemeler böyle bir kişinin varlığından habersiz olduklarını söylerler. Aylar, yıllar geçer.

7

Bir ağacın yarısından azı…

Bir ağacın yarısından azı, yaşamın kaçta kaçı?
Oktay Rifat

Bir Müzisyen Çaldı Kendi Kendine…

İstanbul Uyuyordu Karanlıktı*

Günümüzde alçakgönüllülük. Kendini öne çıkarmama, sanki kaybedilmiş değerlerden. 21. yüzyılda globalleşen metropol İstanbul’a gürültü hakim.

Ömer Özgeç bu gürültünün karşısında sessizliği değilse de yalınlığı seçmiş bir müzisyen. Kendi iç dünyasına kulak verecek kadar dışarının uğultusunu kusmuş, “Çileği kokulu İstanbul’da doğmuşum, / Sardalyanın pulları yapışmış elime” diyen Melih Cevdet’in dizelerinde sözün sesini aramakta. Ömer Özgeç’in kendine özgü müzik arayışının öyküsünde, 1950’li yıllardan beri günlük yaşamımızdaki değişimin izlerini bulmak mümkün.**

4

Alnımızın genişleyip aydınlanışı…

“…Alnımızın genişleyip aydınlanışı,
hele güzelin karşısında başımızın
dönüşü daha dünkü mesele…”

52’den bugüne bir yolculuk yapmaya kalkışacak olursak nelerle karşılaşırız?
Hele gökte bulut yoksa ve söğütler yağmurluysa.
Ömer Özgeç’le yaptığımız söyleşi böylesi bir yolculuğu içeriyor bir bakıma.
Yıl 1952 ve Gemlik’teyiz.
Gemlik’te Sümerbank’ın bir fabrikası var, suni ipek fabrikası.
Ömer’ler lojmanlarda oturuyor. Her taraf çiçek, evlerin kapıları kapanmaz, sinekliklerle yaşanılan çok güzel bir ortam. Herkes birbirini seviyor.

Fazla kilolardan mı şikayetçisiniz? O halde neden mide küçültme ameliyatı nı denemiyorsunuz. mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
Caminin önünde ve iki yanında geniş cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir. İç avluya, biri cepheden ikisi yandan olmak üzere herbiri merdivenli 3 kapıdan girilmektedir. Bu kapılarla dış avlunun cümle kapısı, ozamana kadar benzeri görülmemiş bronz kapılardır. Kubbeden aşağı doğru indikçe mekan yayılmaktadır. Bu piramidel yükselme ve yayılma sonucunda göz yanlara ve yukarıya doğru aynı mesafelere ulaşmaktadır. Bu özelliklerden dolayı, mekanın neresinde olursanız olun, bütün mekana hakim görüş sağlarsınız. Kubbe yaklaşık olarak 43 metre yükseklikte ve köşeleri pandantifle doldurulmuş 4 muazzam kemer üzerine oturtulmaktadır. Caminin su basmanı üzerinde olması ve kubbe yüksekliği nedeniyle pencereleri oldukça fazladır. Böylece caminin içini süsleyen binlerce çini ve kalem işleri tatlı ışık altında görülmektedir. Caminin içindeki en önemli unsur, ince işçilikle yontulmuş mermerden yapılma mihraptır. Bitişik duvarları, seramik çinilerle kaplanmıştır fakat çevresindeki çok sayıdaki pencere onu daha az ihtişamlı gösterir. Mihrabın sağında, Caminin en kalabalık halinde dahi olsa, herkesin imamı rahatça duyabileceği şekilde dekore edilmiş mimber bulunur. Caminin içi her katında alçak düzeyde olmak üzere 50 farklı lale deseninden üretilmiş 20binden fazla çini ile döşenmiştir. Alt seviyelerdeki çiniler, geleneksel galerideki çinilerin desenleri çiçekler meyveler ve servilerle gösterişli ve ihtişamlıdır.