Mehmet YALÇIN

“Nerde Yatmalı başlıklı müzik demetini dinliyorum sık sık. Bir kez daha şu kanıyı pekiştirdim kendimde: Dinledikçe daha çok sevdiğiniz şey, müziktir.”

16 Şubat 2003

 

“Şiiri az çok incelemiş birisi olarak Ömer Özgeç’in müzik sanatına yakın ilgi duydum; Medyanın gürültüsünden uzak, daha çok canlı insan ortamında kendini gösteren, büyük ozanların şiirleri üstüne besteler yapan, şiir ve müzik ilişkisine yönelik düşünceler, yöntemler üreten ve uygulama geliştiren bir sanatçı Ömer Özgeç.  “Bir iletişim dizgesi olarak müzik, dil kuramcılarını yakından ilgilendirmiş bir alandır. Kaldı ki müziğin evrensel bir “dil” olduğunda da hemen herkes birleşiyor. Ancak buradaki “dil” sözcüğünden, bilgi alışverişinde kullanılan doğal dil benzeri bir iletişim dizgesi anlaşılmamalı. Şarkı ya da türkü sözleri de bunun dışındadır. Çalgılarla ve insan sesiyle (bu arada ıslıkla) üretilen sözsüz müzik nasıl bir dil olabilirse, öyle bir dil.
“Bu anlamda ‘şiir nasıl bir dildir?’ sorusuna yanıt arama çerçevesinde Ömer Özgeç deneyimini önemsiyorum.”

Y. A. R. Müdafaa-i Hukuk, Mayıs 2006

 

“Derginin (Y. A. R. Müdafaa-i Hukuk) bir önceki sayısında alçakgönüllü tutumunuzdan söz etmiş, müziğinizin de bir tür ‘sessiz müzik’ olduğunu belirtmiştim. Bu sözlerle yalnızca kişisel niteliğinizi değil, sanatınızın özünü de vurgulamak istedim.”

18 Nisan 2006

 

“İşte Buluştuğumuz Yer” için:  Ömer’ciğim, nefis müziğin için çok teşekkür ederim. Dün İzmir’den Bodrum’a geldik. İnsanın hemen damarlarına işleyen ezgilerinle dinlendim.

3 Temmuz 2010

 

Ömerciğim, telefon konuşmasından sonra facebooku şöyle bir kurcaladım ve senin sayfanı buldum. Orada “Orta Yaşlı Kadın”ı dinlerken içinde yaşar gibi oldum, çünkü aylarca o şiirin gizemini çözebilmek, ses ve kavram zerreleriyle nasıl bir dizge kurulmuş olduğunu görebilmek için uğraş vermiştim. Bir de o zerreleri senin ezgilerinde algılamak anlatılmaz bir coşku verdi bana.

23 Mart 2011



Fazla kilolardan mı şikayetçisiniz? O halde neden mide küçültme ameliyatı nı denemiyorsunuz. mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
Caminin önünde ve iki yanında geniş cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir. İç avluya, biri cepheden ikisi yandan olmak üzere herbiri merdivenli 3 kapıdan girilmektedir. Bu kapılarla dış avlunun cümle kapısı, ozamana kadar benzeri görülmemiş bronz kapılardır. Kubbeden aşağı doğru indikçe mekan yayılmaktadır. Bu piramidel yükselme ve yayılma sonucunda göz yanlara ve yukarıya doğru aynı mesafelere ulaşmaktadır. Bu özelliklerden dolayı, mekanın neresinde olursanız olun, bütün mekana hakim görüş sağlarsınız. Kubbe yaklaşık olarak 43 metre yükseklikte ve köşeleri pandantifle doldurulmuş 4 muazzam kemer üzerine oturtulmaktadır. Caminin su basmanı üzerinde olması ve kubbe yüksekliği nedeniyle pencereleri oldukça fazladır. Böylece caminin içini süsleyen binlerce çini ve kalem işleri tatlı ışık altında görülmektedir. Caminin içindeki en önemli unsur, ince işçilikle yontulmuş mermerden yapılma mihraptır. Bitişik duvarları, seramik çinilerle kaplanmıştır fakat çevresindeki çok sayıdaki pencere onu daha az ihtişamlı gösterir. Mihrabın sağında, Caminin en kalabalık halinde dahi olsa, herkesin imamı rahatça duyabileceği şekilde dekore edilmiş mimber bulunur. Caminin içi her katında alçak düzeyde olmak üzere 50 farklı lale deseninden üretilmiş 20binden fazla çini ile döşenmiştir. Alt seviyelerdeki çiniler, geleneksel galerideki çinilerin desenleri çiçekler meyveler ve servilerle gösterişli ve ihtişamlıdır.