KALDIK DAĞIN BAŞINDA

Dağın başında bahçe tutmuşum otuz yıldır bitki yetiştiriyorum. Kendi bahçemin bahçıvanı olmuşum. Aşılaya aşılaya bildik bitkilerden benzersiz bitkiler üretmişim. Bahçe bakım istiyor, sulanmak istiyor. Benden başka onlara bakacak, onları sulayacak kimse yok. Bahçemi bırakıp da kente inemiyorum. Dağın başında bir başıma kalmışım.

Soruyorlar: “Neden yetiştiriyorsun bunları?”

Valla! Pazarlarda satılan yerli malların ne tadı ne tuzu var gibiydi. Oysa aşılama yöntemi gereği gibi kullanılırsa… diye düşünüyordum, tadı tuzu yerinde şeyler üretilebilir. Üç beş kuruş da kazanılabilirdi. Yurdumun dört bir yanında ürünlerimi tanıtabilir ve ülkemi daha yakından tanıyabilirdim. Böyle düşünüyordum başlangıçta.

Böyle çıktım yola. Benzersiz şeyler ürettiğimi de söyleyebilirim, ama işte o kadar. Kaldık dağın başında.

Ürünlerimin, ürettiklerimin tadına varanlar yok değil, ama raslantıyla. Raslantı bizi, beni ve ürettiklerimin tadına varanları biraraya getiren. Ne ben onlara gidebiliyorum, ne de onlar bana gelebiliyorlar bile isteye.

“Sen bunları satmak için üretmedin mi, kardeşim? Getir satalım!” diye hallere davet eden kabzımallar var. Ama ben, bu baş döndürücü kokulu şeyleri hallerde kabzımalların tezgâhlarında düşünemiyorum. Düşünemiyorum ve yanaşmıyorum onlara. “Halka ulaşmak bizden geçer”, deyip duruyorlar. “Bize gelmediğine göre halka ulaşmak istemiyorsun, öyleyse ne için yetiştiriyorsun bunları?

Kabzımal kafası!

Kaldık dağın başında.



Fazla kilolardan mı şikayetçisiniz? O halde neden mide küçültme ameliyatı nı denemiyorsunuz. mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
Caminin önünde ve iki yanında geniş cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir. İç avluya, biri cepheden ikisi yandan olmak üzere herbiri merdivenli 3 kapıdan girilmektedir. Bu kapılarla dış avlunun cümle kapısı, ozamana kadar benzeri görülmemiş bronz kapılardır. Kubbeden aşağı doğru indikçe mekan yayılmaktadır. Bu piramidel yükselme ve yayılma sonucunda göz yanlara ve yukarıya doğru aynı mesafelere ulaşmaktadır. Bu özelliklerden dolayı, mekanın neresinde olursanız olun, bütün mekana hakim görüş sağlarsınız. Kubbe yaklaşık olarak 43 metre yükseklikte ve köşeleri pandantifle doldurulmuş 4 muazzam kemer üzerine oturtulmaktadır. Caminin su basmanı üzerinde olması ve kubbe yüksekliği nedeniyle pencereleri oldukça fazladır. Böylece caminin içini süsleyen binlerce çini ve kalem işleri tatlı ışık altında görülmektedir. Caminin içindeki en önemli unsur, ince işçilikle yontulmuş mermerden yapılma mihraptır. Bitişik duvarları, seramik çinilerle kaplanmıştır fakat çevresindeki çok sayıdaki pencere onu daha az ihtişamlı gösterir. Mihrabın sağında, Caminin en kalabalık halinde dahi olsa, herkesin imamı rahatça duyabileceği şekilde dekore edilmiş mimber bulunur. Caminin içi her katında alçak düzeyde olmak üzere 50 farklı lale deseninden üretilmiş 20binden fazla çini ile döşenmiştir. Alt seviyelerdeki çiniler, geleneksel galerideki çinilerin desenleri çiçekler meyveler ve servilerle gösterişli ve ihtişamlıdır.