Günce’den I

Gerçekler bahane: amaç düş görmek.
16. 4.1986

Doğuştan gelen yeteneklere babadan kalan miras gibi bakmalı.
26. 6.1986


Mücadele hep sınırlarda oluyor.
11. 7.1986

Bir yandan geçmişte yaşadığım en güzel günleri gözümün önüne sererken, bir yandan da gelecekle ilgili en umutlu şeylerin sezgisini duyuruyor bana Melih Cevdet Anday’ın şiiri.
4. 2.1991

Şiir düşünceleri dağıtmak içindir.
9. 2.1991

Nazım Hikmet’in vatan hasretini işleyen şiirleri olmasaydı, vatanı bu kadar çok sever miydim acaba?
20. 2.1991

Okurken noktalamalara daha yeni ilgi duymaya başladım, noktalı virgül hem nokta hem virgül koyabileceğin yerde kullanılıyor: nokta biten tümce için, virgülse sonrası için.
4. 3.1991

Çok konuşanın kulağı sağır olur.
28. 4.1991

Şiir insanı sayılarsız sevindirir.
25. 6.1991

“Bu şiirlerden filanca ile falanca bile bir şey anlamıyor, ben basıl anlarım” diye düşünmek neden doğru olsun? Hiçbir ayrıcalıkları yok ki anlamayanların. Sen hemen bir iki okuyuşta bütün Ğ vitaminini çekmekten söz ediyorsan içine, ona şiir bile denmez.
12.12.1991

Sanatta inandırıcılık kurguda tutarlılık ve yalınlıkla oluşturulabilir; işlenen konuyu yaşamış olmak ya da olmamakla değil.
3. 1.1992

Madem büyük bir sanatçı olamadım (hep büyük bir sanatçı olmak isterdim), sanki olmuşum gibi rol keserim: şarkılarımı büyük bir sanatçıymışım gibi işler, yorumlar; “bir gün anlayacaklar” diye düşündüğüm zaman da kıs kıs gülerim. Böyle oyalarım kendimi.
6. 1.1992

İyisiyle kötüsüyle hiçbir, sanat adına ortaya konan neyse o, bir şeyler demek istemez; neyse o’dur.
20. 6.1992

Çok konuşanın hem kulağı sağır olur, hem gözleri görmez.
18. 1.1993

Bu düzen değişmeli!
Bu düzenin değişmesi için herkes üzerine düşeni yapmalı. Düzene çomak sokmalı. Örneğin hiç “anlamadığı” bir ozanın dizelerinden on tane ezberlemeli; aynı romanı beş kez art arda okumalı; bir senfoniyi 250 kez dinlemeli, ya da 750 kez… Bi süre, çayı şekersiz içmeli; bir ay sigara içmemeli; vb. … Ne bileyim ben?
Ama bildiğim bir şey var: bu düzen değişmeli.
23. 1.1993

Ömer ÖZGEÇ  Yazılıkaya Yazıları No: 11